Uterin perforasyon gelişen hastanın ileri gebeliklerinde uterin rüptür

UTERİN PERFORASYON (RAHMİN DELİNMESİ)
Uterin perforasyon (rahmin delinmesi) bazı jinekolojik işlemler ve ameliyatlar sırasında gelişebilen bir komplikasyondur. Ayrıca çok nadiren piyometraya bağlı spontan uterin rüpür vakaları bildirilmiştir (kaynak 1, 2). Uterin rüptür (rahim yırtılması) konusu bu sayfada açıklanan konunun dışında farklı bir konudur ve ayrı bir başlık altında açıklanmıştır, buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Uterin perforasyon yani rahim duvarının delinmesi en sık küretaj, histeroskopi, spiral takılması, endometrial ablasyon, endometrial biyopsi gibi işlemler sırasında meydana gelir. Uterin perforasyon; kanama, mesane yaralanması, barsak yaralanması, büyük damar yaralanması gibi komplikasyonlara neden olabilir. Özellikle servikal dilatasyon ve keskin aletlerle intrauterin manipulasyon esnasında perforasyon meydana gelmektedir. İşlem sırasında aletin fazla ilerlemesi, kanama olması veya nadiren olağan dışı doku parçalarının gözlenmesiyle perforasyondan şüphelenilir.

Özellikle servikal darlığı olan (normal doğum yapmamış), aşırı antevert veya aşırı retrovert olan, postmenopzoal atrofik olan uteruslarda perforasyon riski daha sık olmaktadır. Bu nedenle servikal stenoza bağlı perforasyon riskini azaltmak için servikal dilastayon gerekecek veya histeroskopi yapılacak prosedürlerden bir gece önce vajinal misoprostol uygulanması önerilmektedir.

Uterin perforasyon gelişen hastanın ileri gebeliklerinde uterin rüptür gelişme riski çok düşüktür, bu nedenle bu hastalara rutin sezaryen önerilmez. Ancak rüptür açısından diğer risk faktörleri de varsa (daha önce myomektomi veya sezaryen geçirmiş olmak gibi) elektif sezaryen önerilmektedir. Uterin perforasyon sonrası gelişen gebelik sırasında rüptür oluşan vakalar çok nadiren literatürde bildirilmiştir (kaynak 1, 2). Diğer bir vaka bildiriminde daha önce geçirilen küretaj işlemine bağlı uterin perforasyon alanı sonraki gebelik esnasında fark edilmiştir ve 8 hafta gebelik sırasında yapılan laparotomi ile perforasyon alanı onarılmıştır, gebeliğin devamı sağlanmıştır (kaynak).

Kürtaj sırasında rahmin delinmesi (yırtılması):
Küretaj işlemi sırasında görülen komplikasyonlardan birisidir. Gebelik nedeniyle yapılan küretajlar veya gebe olmayan hastalarda diğer nedenlerle yapılan küretaj işlemleri sırasında meydana gelebilir. Perforasyon yani rahim duvarında yırtılma farkedildiğinde bazen sadece gözlem yeterli iken bazı durumlarda laparoskopi veya açık ameliyat yapılması gerekebilmektedir. Küretaj işlemi ile ilgili diğer risklere buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz. Belirti olarak hastada kanama, ağrı olabileceği gibi hiçbir belirti de olmayabilir. Güvenli olmayan düşük (unsafe abortion) yani yetkili olmayan kişilerce uygunsuz koşullarda uygulanan küretaj ve gebelik sonlandırma işlemleri de barsak yaralanması gibi kötü sonuçlara neden olabilir (kaynak 1, 2).

Doğumdan sonra plesenta ayrıldıktan sonra epizyotomi kesisi

EPİZYOTOMİ (DOĞUM KESİSİ) (DİKİŞLİ DOĞUM)
DİKİŞLİ NORMAL DOĞUM (halk arasındaki tabiri)
Normal doğum sırasında bebeğin daha kolay çıkmasını sağlamak ve perine bölgesinin yırtılmasını önlemek için vajen alt ucundan başlayarak yapılan kesidir. Orta hat üzerinde (median) veya yana doğru (mediolateral) olarak yapılabilir. Her doğumda uygulanmaz, sadece gerek duyulan doğumlarda uygulanır. İlk doğumlarda bile her zaman uygulanması gerekmez. Doğumdan sonra plesenta ayrıldıktan sonra epizyotomi kesisi dikişle onarılır. Kesi yapılırken ve dikilirken bu bölge lokal anestezi ile uyuşturulduğu için ağrı duyulmaz. Epizyotomi dikişleri 7 – 10 gün içinde iyileşir. Dikişleri almak gerekmez kendiliğinden eriyen iplikler kullanılır. Bazı kadınlarda çok az bazılarında ise daha fazla iz bırakabilir, bu genellikle sorun yaratmayacak düzeydedir.

Doğum sırasında kendiliğinden oluşacak bir yırtığa göre epizyotomi komplikasyonlarının daha az olması ve tamirinin daha kolay olması en önemli avantajıdır.

Nadir de olsa epizyotomi bölgesinde enfeksiyon oluşabilir. Bunun dışında morluklar, şişme, kanama görülebilir. En sık görülen şikayet ağrıdır. Ağrı kesicilerle ağrı kontrol altına alınabilir. Epizyotomi bölgesine soğuk uygulama yapılması fayda sağlayabilir.

Normal doğum kesisi ne zaman uygulanır?
Epizyotomi bebeğin başının vajinadan çıkmasına yakın, perineye başın iyice yaslanması halinde uygulanır. Başka biri ifadetle annenin 2-3 kere daha ıkınması ile bebeğin doğmasının mümküm olduğu kadar doğum ilerlediğinde uygulanır. Daha erken uygulanması doğuma kadar geçen sürede gereksiz kan kaybına neden olur.

GENİTAL SİĞİL (KONDİLOM)

GENİTAL SİĞİL (KONDİLOM)
GENİTAL BÖLGEDE SİĞİL
Genital siğiller yani kondilomlar Human Papillomavirüs (HPV) enfeksiyonu sonucu oluşan pembe -kahverengi renklerde küçük oluşumlardır. HPV virüsü cinsel temas dışında sadece cilt teması ile de geçebilir o yüzden prezervatif kullanılması geçişi azaltır ama yüzde yüz önlemez. Genital siğiller kadınlarda ve erkeklerde çoğunlukla dış genital organların üzerinde veya anüs civarında ortaya çıkarlar. Daha az yaygın olmakla beraber, genital siğiller vajinanın içerisinde ve serviksin (rahim ağzının) üzerinde de görülebilir. Kitleler mikroskopla tanınabilecek kadar ufak olabilecekleri gibi, çok sayıda kitlenin yan yana gelmesiyle adeta karnıbaharı andıran bir şekilde büyük de olabilirler. Genital siğiller yanma, kaşıntı veya ağrı gibi belirtilere yol açabilir.

(Genital siğil = Condylomata acuminata = Genital wart = Anogenital wart =Venereal wart)

HPV virüsü siğile nasıl neden olur?
HPV çok bulaşıcı bir virüstür ve tam cinsel birleşme olmaksızın yanlızca genital bölgelerin yakın teması ile de bulaşabilir. HPV virüsünün 100’den fazla tipi vardır ve bu tiplerden yaklaşık 40 kadarı genital bölgede hastalık oluşturur. HPV tipleri 1, 2, 3 gibi numaralarla adlandırılır. Birçok çeşit HPV virüsü genital bölgede siğillere neden olabilir ancak genital gölgedeki siğillerin yüzde 90’ında etken HPV 6 ve HPV 11 virüsüdür. HPV virüsünü alan her kadında siğil oluşmaz, hiçbir hastalık yapmadan da virüs vücutta kalabilir ve kendiliğinden kaybolabilir. Virüs alındıktan sonra siğillerin oluşmasına kadar geçen süre çok değişkendir, bazen haftalar bazen aylar sürebilir.

HPV virüsünün bazı tipleri rahim ağzı kanserine (serviks kanseri) neden olurlar. Ancak 6 ve 11 tipleri rahim ağzı kanserine neden olmazlar, bunlar non-onkojenik grup HPV tipleridir. Yani siğil ve kanser yapan HPV virüsleri farklı tiplerdir. Ancak genital bölgede siğil rastlanan kadınların vajina ve rahim ağzı bölgelerinin de muayene edilmesi ve smear tahlili yapılması gerekir. Çünkü vajinada ve rahim ağzında da nadiren siğiller olabilmektedir.

Belirtileri nelerdir?
Genital bölgede oluşan siğiller genellikle hiçbir belirti vermeden hasta tarafından kendisi gördüğü için veya lezyonlar eline geldiği için farkedilir. Nadiren kaşıntı, yanma, kızarıklık, akıntı olabilir siğil olan bölgede.

Tanı:
Siğillerin (kondilomların) görüntüsü tipiktir ve genellikle kolaylıkla tanınırlar. Kesin tanı gerekirse kondilomdan alınan biyopsinin patolojik incelenmesi ile konur.

Tedavi:
Kitlelerin cerrahi yöntemle çıkarılması, koter yardımıyla yakılması ya da kriyoterapiyle dondurulması, lazer ya da krem şeklindeki çeşitli ilaçlarla tedavi yöntemlerinden biri ya da birkaçı beraberce uygulanabilir. Gebelikte de kriyoterapi ve gebelik açısından sakıncası olmayan bazı ilaçlar  ile tedavi yapılabilmektedir. Stresten uzak durmak, dengeli beslenmek gibi bağışıklık sistemini güçlendirici tedbirler bazı hastalarda tedaviye yardımcı olabilir.